23 Eylül, 2019, Pazartesi
Anasayfa / Kişisel Gelişim / Özgüven ve Özsaygı

Özgüven ve Özsaygı

Özgüven ve özsaygı , terimlerini çoğumuz duymuşuzdur ; TV,gazete,dergilerin çoğunda  bu kelimeler hakkında yorum yapılıyor özellikle özgüven hakkında. Peki bu kelimeler nedir ve niçin bu denli önemlidir ?

Özgüven ; kısaca kişinin kendisine duyduğu güvendir.
Özsaygı ise ; kişinin kendisine verdiği değerdir kısa tanımıyla..

Bu iki terim her ne kadar ayrı ayrı işlensede ikiside birbirine bağımlı terimlerdir ve birisinde olan eksiklik diğerini de etkiler.

Özsaygısı olan bir birey kendi becerilerini , kendi etik değerlerini , yapması gerekenleri ve yapmaması gerekenleri iyi bilir ve bu bilgilerini özgüveni sayesinde herhangi bir dış etkene bağlı kalmadan uygulamaya geçirir.

Özgüven ve Özsaygı yoksunluğu , gerek iş yaşamında gerek aile ilişkilerinde gerekse okul hayatında yaşanılan problemlerin asıl kaynağı olarak görülüyor. Özgüven ve Özsaygı bu derece önemlidir ki bir birey aile kurduğu zaman çocuklarını , bu çocuklar ile beraber toplumu hatta bir ülkeyi özgüvensiz bir şekilde yetiştirebilir bu da o toplumun maddi veya manevi çöküşüne zemin hazırlar.

Özgüven ve Özsaygı duygularına sahip olamayan bireyler ;

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan korkaktır, kolaylıkla yalan söyler, yalanına kendi bile inanır.

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan sorumluluk ve risk almaktan kaçar.

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan hatasını üstlenmez, başkasına yükler.

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan olan bilgisini paylaşmaz, itinayla saklar. Paylaşırsa güç kaybedeceğinden korkar.

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan yapıcı değil, yıkıcıdır. Yersiz saldırgandır.

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan art niyetli kıskançtır.

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan değişiklerden hoşlanmaz, esnek değildir. Her türlü değişim, gelişim onun için tehlikedir.

– Özgüveni ve özsaygısı olmayan insan olaylar, insanlar, zamanlar arası neden sonuç ilişkisi kuramaz. Sağlıklı analiz yapamaz.

Yukarıda sayılan özelliklerden birkaçını taşıdığınızı düşünüyorsanız muhtemelen sizde ailenizden bu şekilde yetiştirildiğiniz içindir.

Çünkü aile , çocuklarına sadece klasik şeyleri zerkederler. İyi bir okula git, iyi bir üniversite kazan , iyi bir bölümde oku  ve devlete kapak at.

ozsaygi-ozguven

Bu şekilde çocuklarının varsa özel yeteneklerinin yok olmasına , ilgi duyduğu hobilerini geliştirememesine , yaptığı şeylerden zevk almak yerine onları bir “ödev” olarak gördüğü için hayatın her anında sıkılmasına yol açar.Ve çocuk yukarıda saydığım klasik döngünün herhangi bir yerinde tökezlediği zaman aileden destek alamaz ve kendisine olan özgüveni ve özsaygısını yitirmeye başlar.

Günümüzde başarılı kişilere bakıldığında başarılarının en önemli faktörlerinden birisinin aile desteği olduğu görülmektedir. Fırsat verilen çocuk kendini ifade edebilmektedir. Herhangi bir yolla, ister sanatın bir dalı, ister spor ya da herhangi dikkat çekici bir faaliyet çocuk tarafından keşfedildiğinde aile bunu desteklemelidir. Çocuğa hangi renk giymek istediği, ne yemek istediği, ne görmekten, izlemekten hoşlanacağını sormak küçük şeyler gibi gözükse de aslında onun kendine güven duygusu geliştirmesini sağlayacak en büyük katkılardan biridir.
Çocuk her şekle girmeye hazır bir hamur gibidir. Vereceğiniz her bilgiyi, konuşulanı, tartışılanı hemen alır ve sentezler. Bu yüzden çocuklarla fikir paylaşımı yapılmalı, onların zevk alabileceği başarılı olabileceği alanlar ortak olarak keşfedilmelidir. Ne yapacağını, neden zevk aldığını gören hedefleri olan çocuklar kendilerine güven sorunu yaşamazlar..

Fakir bir toplumsak , bunun nedeni zenginliğe yönelememizdendir.Zenginliğe yönelememizin nedenide bireylerin en iyi olduğu konuda kendini geliştirmeyerek “devlete kapak at”ıp kendine sınır koymasıdır.

Fakir bir toplumsak , bunun nedeni daha çocukluğumuzdan beri zenginliğin kötü birşey olduğu düşüncesi aşılandığı içindir. Oysa zengin olduğun zaman sende fakir insanlara yardım edip onların bir nebze dahi sevinmesine katkıda bulunabilir , istediğin kişiye istediğin alanda iş ve eğitim istihdamı sağlayabilirsin. Bu şekilde bir toplumu ayağa kaldırabilir, devletin bütçesine “devlete kapak at”tığından kat kat fazlasıyla katkıda bulunabilirsin.

Her zaman ve her yerde sebep-sonuç ilişkisi yer almaktadır.Bu nedenle şuanda yaşadığımız toplumdan şikayetçiysek ilk önce bu toplumu oluşturan bireylerin davranışlarını gözden geçirmek gerekir.

Son olarak , özsaygısı olan bir birey kendini hangi konuda ilerletmek istediğini bilir ve özgüveni sayesinde o konuda uzmanlaşmaya başlar. Bu yolda ilerlerken  kendisine o yolda ilerleyemeyeceğini söyleyecek birçok insan çıkacaktır hatta ailesi bile karşı çıkabilir ama özgüven ve özsaygı ile bu kişilere kulak asmayarak hedefine er ya da geç ulaşır.

Elbette bireylerin her zaman, her konuda özgüvenleri tam olamaz. Özgüven durumsal olarak ivmelenebilir. Ama zaten bu ivmelenmeye dair bilinç seviyesine de ancak tabanda özgüveni ve özsaygısı tam olan insan ulaşabilir, kendi zayıf yönlerini telafi etmek için çaba sarfeder, sistemli birşekilde emek harcar. Başkası olmak veya başkalarının istediği şekilde olmak için çaba sarfetmeyin kendinizle barışık olun ve kendinizi geliştirin.

Yazıma alıntılar ile son vermek istiyorum . . .

“En kötü yalnızlık kendinle barışık olmamaktır” – Mark Twain

“Gerçek özgüveni kazanmak için ; Kendi başarılarımıza odaklanmalı;hayatımızdaki olumsuzlakları ve başarısızlıkları unutmalıyız.” – Denis Waitley

“Hiçbirşey , özgüven ve özsaygının yaptırdığı şeyleri yaptıramaz.” Thomas Carlyle

Sevgilerimle…

 

Hakkında Ahmet Kolcu

Ahmet Kolcu , 1989 Gebze doğumlu olup İstanbulda ikamet etmektedir.

Bu Yazımı Okudunuz mu?

Fikriniz Nasıl Para Eder ?

Fikriniz nasıl para eder ? Fikriniz nasıl para eder sorusunun cevabı tam da bu makale …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir